Anksiyete – Kaygı! Tahlil Sonuçları

Anksiyete her şeyin ters gideceğine ilişkin bir korkudur. Korku beynimizde bulunan ve gerçek bir tehlike ile karşı karşıya kaldığımızda dikkatimizin artmasını sağlayan temel bir duygudur. Tehlikeyi doğru şekilde yorumlayamayan kişiler için korku yaşamayı imkansız hale getirebilir ve korku hastalık haline gelir.

Anksiyetenin bir çok şekli vardır;

  • kronik anksiyete,
  • panik atak,
  • fobiler,
  • bazı durumlardan ve objelerden korkma

Anksiyete nöro-transmitterlerdeki dengesizliğe bağlıdır. Anksiyete tedavisinde hem psikoterapi hem de ilaç tedavisi gereklidir. Bitkisel ilaçlar içeren doğal tedaviler de rahatlama vererek tıbbi tedaviye destek olur.

Anksiyete (kaygı) bozukluğunu anlamak:Baskı altında ya da stresli bir durumla karşılaşıldığında endişelenmek, gergin hissetmek ve korkmak normaldir. Rahatsız edici olsa da kaygı her zaman kötü bir şey değildir. Aslında kaygı bizim dikkatimizi odaklamamızı ve uyanık kalmamızı kolaylaştırır, bizi harekete geçirir ve problemlerimizi çözebilmemiz için motivasyon sağlar. Fakat kaygı sürekliyse, yaşamınızı ve ilişkilerinizi etkilemeye başladıysa bu normal kaygı çizgisini aştığımızı ve kaygı bozukluğunun sınırlarına girdiğimizi gösterir.

Anksiyete (kaygı) bozukluğunuz var mı?Eğer aşağıdaki belirtilerden bir kaçını yaşıyorsanız ve bunlar kolay kolay geçmeyecek gibi görünüyorsa anksiyete (kaygı) bozukluğunuz olabilir.

  1. Sürekli gergin ya da kaygılı mısınız?
  2. Kaygınız işinizi, okulunuzu ve aile sorumluluklarınızı yerine getirmenizi engelliyor mu?
  3. Sizi sinirlendiren korkularınız var ve bunlardan kurtulamıyor musunuz?
  4. Bazı şeyleri belirli şekilde yapmadığınızda başınıza kötü birşey geleceğini düşünüyor musunuz?
  5. Sizi kaygılandırdıkları için günlük aktivitelerden uzak duruyor musunuz?
  6. Ani ve beklenmeyen kalbinizin hızlı çarptığı panik atakları yaşıyor musunuz?Her yerde bir tehlike ve felaket olduğu düşünceniz var mı?

Anksiyete bozukluğunun belirtileri:Anksiyete bozuklukları birbirine bağlı bir çok durumun bileşimi olduğu için, kişiden kişiye görülme şekli değişebilir. Kimisi haber vermeden gelen yoğun anksiyete atakları yaşarken, kimisi partiye katılacağı fikrinden bile panik olabilir, bazıları ise herşey hakkında kaygı yaşayarak sürekli gergin bir durumda olabilir. Bu kadar farklı olmalarına rağmen tüm anksiyete bozukluklarının bir tane temel ortak belirtisi ise diğer insanların tehdit hissetmeyeceği durumlarda duyulan sürekli, şiddetli korku ve kaygı duygusudur.

Anksiyete bozukluğunun duygusal belirtileri:Temel belirtiler olan aşırı ve rahatsız edici korku ve kaygının yanısıra kaygının diğer duygusal belirtileri şunlardır.

  • Tedirginlik ve endişe duyguları
  • Felakete odaklanma
  • Gergin ve her an tetikte hissetme
  • En kötü olasılığı düşünme
  • Asabiyet (Sinirlilik)
  • Huzursuzluk
  • Tehlike işaretlerini gözlem

Anksiyete

Anksiyete bozukluğunun fiziksel belirtileri:Kaygı bir histen daha fazla birşeydir. Bedenin savaş ya da kaç tepkisine bağlı olarak anksiyete bir çok fiziksel belirtiyi içerir. Bu fiziksel belirtiler nedeniyle bir çok anksiyete hastası fiziksel rahatsızlıkları olduğunu düşünürler ve anksiyete hastalığı teşhisi koyulana kadar bir çok doktora giderler.

Anksiyetenin genel fiziksel belirtileri:

  • Kalp çarpıntısı
  • Terleme
  • Mide ağrısı ya da sersemlik
  • Sık idrar yapma ya da ishal
  • Nefes almada güçlük
  • Titreme ya da seğirme
  • Kaslarda gerginlik
  • Baş ağrısı
  • Halsizlik
  • Uykusuzluk

Anksiyete ve depresyon arasındaki bağlantı:Bir çok anksiyete hastası aynı zamanda depresyon da yaşayabilmektedir. Anksiyete ve depresyonun aynı anda görülebilmesinin sebebi olarak aynı biyolojik hassasiyetten kaynaklandığı düşünülmektedir. Depresyon, anksiyeteyi kötüleştirdiğinden (ve anksiyete depresyonu kötüleştirdiğinden) her ikisi için de tedavi arayışına girilmesi önerilir.

Anksiyete atakları ve belirtileri:“Panik atak” olarak bilinen anksiyete atakları, yoğun panik ve korku nöbetleridir. Anksiyete atakları çoğunlukla aniden ve uyarısız bir şekilde meydana gelir. Bazen belirgin bir tetikleyici vardır. Asansörde kapalı kalmak ya da bir kaç saat içinde vereceğiniz büyük bir konferans olduğunu düşünmek gibi. Diğer durumlarda ise atak durup dururken gelir. Anksiyete atakları genel olarak 10 dakika içerisinde en yüksek seviyeye ulaşır ve nadiren yarım saatten fazla sürer. Fakat bu kısa zaman içerisinde korku o kadar şiddetli olur ki kişi öleceğini ya da kontrolünü tamamen kaybedeceğini düşünebilir. Fiziksel belirtilerin kendisi de kişinin kalp krizi geçirdiğini düşünebileceği kadar korkutucu olabilir. Ayrıca kişi anksiyete atağı geçirdikten sonra, bunu tekrar halka açık ve yardımın gelemeyeceği ya da kaçamayacağı bir yerde yaşayacağından kaygılanabilir.

Anksiyete atağının belirtileri:

  • Kuvvetli bir panik dalgası
  • Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı hissi
  • Gögüste ağrı ya da kalp çarpıntısı
  • Bayılacakmış gibi olma
  • Nefes almada güçlük ya da boğulma hissi
  • Hiperventilasyon (Aşırı hızlı soluk alıp verme)
  • Sıcak basmaları ya da üşüme
  • Titreme ve sarsılma
  • Mide bulantısı ya da kramplar
  • Bulunduğu ortamdan ayrı olma ya da gerçek olmadığı hissi

Anksiyete bozukluğu türleri:Altı temel anksiyete bozukluğu türü ve bunların her birinin de farklı belirtileri vardır:

  1. genel anksiyete bozukluğu,
  2. obsesif kompulsif bozukluk,
  3. panik atak (anksiyete nöbetleri),
  4. fobi,
  5. post-travmatik stres bozukluğu,
  6. sosyal anksiyete bozukluğu.

Genel anksiyete bozukluğu:Eğer sürekli endişe ve korku hali dikkatinizi dağıtarak günlük işlerinizi yapmanıza engel oluyorsa veya kötü şeyleri olacağına dair bir hissin sizi hiç terk etmediğini düşünüyorsanız Genel anksiyete bozukluğu yaşıyor olabilirsiniz. Genel anksiyete bozukluğu olan insanlar, nedenini bile bilmeseler de, neredeyse her zaman anksiyeteli olan, kronik endişeli kişilerdir. Genel anksiyete bozukluğuna bağlı anksiyetenin genellikle uyuma zorluğu, mide bulantısı, huzursuzluk ve yorgunluk gibi fiziksel belirtileri olur. Durdurulması ya da kontrol edilmesi imkansız gibi görünen, istenmeyen düşünce ya da davranışlar nedeniyle ortaya çıkar. Eğer kişide obsesif kompulsif bozukluk varsa kişi fırını kapatmayı unutmak, birinden kaçmak veya bir olayı hatırlatan durumlardan kaçınmak gibi post-travmatik stres bozukluğunu da yaşayabilir. Farklı şeyleri tecrübe ederken yaşananlar gibi, tekrarlanan ve beklenmeyen panik nöbetlerince oluşur. Panik atağa bazen alan korkusu da eşlik edebilir. Bu korku, bir panik atak yaşanması halinde yardım almanın zor olacağı düşünülen yerlere gitmenin korkusudur. Eğer alan korkunuz varsa, alışveriş merkezleri gibi halka açık yerlere gitmekten ya da uçak gibi kapalı alanlara girmekten kaçınırsınız.

Fobi:Fobi; belli bir nesne, etkinlik ya da durumdan kaynaklanan, aslında hemen hemen hiç tehlike arz etmeyen, gerçek dışı ya da abartılmış bir korkudur. Sık rastlanan fobiler yılan, örümcek, uçağa binme veya yükseklik korkusu barındırır. Ağır fobi vakalarında, korktuğunuz şeyden kaçınmak için onu olabildiğince kendinizden uzakta tutmalısınız.

Sosyal anksiyete bozukluğu:Eğer kendiniz hakkında olumsuz eleştiriler yapılması veya toplum içinde aşağılanmak sizin için enerjinizi tüketen bir korku halindeyse, sosyal fobi olarak da bilinen sosyal anksiyete bozukluğu yaşıyor olabilirsiniz. Sosyal anksiyete bozukluğu aşırı utangaçlık gibi düşünülebilir. Ağır vakalarda sosyal ortamlardan tamamen soyutlanma görülür. Performans anksiyetesi (daha çok sahne korkusu olarak bilinir) sosyal fobinin en yaygın türüdür.

Post-travmatik stres bozukluğu:Post-travmatik stres bozukluğu travmatik veya hayati önem taşıyan bir olay sonrasında ortaya çıkabilen, şiddetli bir anksiyete bozukluğudur. Post-travmatik stres bozukluğu nadiren duran bir panik atak olarak da düşünülebilir.

Neler yapmalı?Eğer gerginlik seviyeniz üst sınırı aştıysa, yaşamınızı tekrar nasıl dengeleyeceğinizi düşünün. Belki bırakabileceğiniz, geri çevirebileceğiniz ya da başkasına aktarabileceğiniz sorumluluklar vardır. Eğer soyutlanmış veya dayanaksız bir haldeyseniz güvenebileceğiniz birini bulun. Endişelerinizi paylaştığınızda karşınızdaki kişinin sizin kadar korkmadığını görmek size iyi gelecektir.

Endişelerinizi not edin.Endişelerinizi bir bloknota ya da bir dizüstü bilgisayara, akıllı telefona veya tablet bilgisayara kaydedin. Anksiyete hissettiğinizde hemen not alın. Not almak düşünmekten daha güçlüdür. Bu sayede olumsuz düşünceleriniz kısa zaman içinde ortadan kalkmaya başlar.

Şüpheyi kabul edin:Ne yazık ki, ters gidebilecek şeyler hakkında endişelenmek hayatı daha öngörülebilir kılmamaktadır. Bu sadece sizi o anda gerçekleşen güzel şeylerden mahrum bırakır. Şüpheyi kabul etmeyi öğrenin ve yaşam sorunları için acil çözümler beklentisinde olmayın.

Rahatlama tekniklerini uygulayın:Farkındalık meditasyonu, kademeli kas rahatlatma ve derin derin nefes alıp verme, yoga gibi rahatlama teknikleri anksiyete belirtilerini azaltır, rahatlık ve duygusal sağlık seviyenizi yükseltir.

Sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirin:Güne kahvaltı ile başlayın ve sık ama küçük öğünlerle devam edin. Uzun süre bir şey yememek kan şekerinizi düşürür. Bu durum daha anksiyeteli olmanıza neden olabilir.Alkol ve sigarayı azaltın. Bunlar anksiyeteyi azaltmaz, arttırır.

Düzenli olarak spor yapın.Spor doğal bir stres azaltıcı ve anksiyete düşürücüdür. En yüksek verime ulaşmak için günde en az 30 dakika aerobik egzersizi yapmayı hedefleyin.

Uyku sürenizi dengeleyin.Uyku eksikliği anksiyeteli düşünce ve hisleri şiddetlendirebilir. Bu nedenle 7-9 saat boyunca sağlıklı bir şekilde uyumaya çalışın.

Anksiyete bozuklukları için ne zaman profesyonel yardım alınmalıdır:Kendi çabalarınız sonuç vermediğinde ve endişe, korku veya anksiyete nöbetleriniz büyük sıkıntılara neden olacak ve günlük yaşamınızı bozacak kadar şiddetli olduğunda profesyonel yardım almanız gerekmektedir. Eğer anksiyeteye bağlı fiziksel belirtiler arttıysa, bir sağlık kontrolü yaptırmayı düşünmelisiniz. Doktorunuz, anksiyete bozukluğuna tiroid sorunu, kan şekeri düşüklüğü ya da astım gibi tıbbi hastalıkların neden olup olmadığını kontrol edebilir. Eğer doktorunuz fiziksel bir sorun tespit etmezse, atacağınız bir sonraki adım, anksiyete nöbeti ve anksiyete bozukluğu tedavisinde deneyimli bir terapist ile görüşmektir. Terapist, anksiyete bozukluğunun nedeni ve türünü belirlemek, bir tedavi süreci oluşturmak için sizinle birlikte çalışacaktır.

Anksiyete bozuklukları için tedavi seçenekleri:Anksiyete bozuklukları tedaviye oldukça olumlu ve genelde kısa bir süre içinde tepki verir. Hangi tedavi yaklaşımının uygulanacağı, anksiyete bozukluğunun türüne ve şiddetine bağlıdır. Genelde, çoğu rahatsızlık davranışsal terapiyle, ilaç tedavisiyle veya iki yöntemin birleşimi ile tedavi edilir. Bazı zamanlar tamamlayıcı ya da alternatif tedaviler de faydalı olabilmektedir.

Anksiyete bozukluğu için davranışsal terapi:Bilişsel-davranışsal terapi ve maruz bırakma terapisi davranışsal terapi türleridir. Bunlar içsel psikolojik çatışmalara ya da geçmişte yaşanmış sorunlara değil davranışlara odaklanır.

Bilişsel-davranışsal terapi:Davranışlara ek olarak düşüncelere ya da bilgilere odaklanır. Anksiyete bozukluğunun tedavisinde kullanılan bilişsel-davranışsal terapi, olumsuz düşünme modellerini ve anksiyetenizi arttıran gerçekdışı inanışları saptamanıza ve bunlara meydan okumanıza yardımcı olur.

Maruz bırakma terapisi:Sizi güvenli ve kontrol altına alınmış çevresel koşullar altında, korkunuzla yüzleştirir. Tekrarlanan maruz bırakma terapileri sayesinde, korktuğunuz nesne veya duruma karşı, zihninizde veya gerçeklikte, müthiş bir kontrol hissi kazanırsınız. Korkunuz ile yüzleşip zarar görmediğinizde, anksiyeteniz yavaş yavaş azalır.

Anksiyete bozuklukları için ilaç tedavisi:Benzodiazepinleri ve antidepresanları da içeren, anksiyete bozukluğu tedavisinde kullanılan pek çok ilaç vardır.

Renk terapisi:Mavi , menekşe rengi sempatik sinir sistemi üzerinde sakinleştirici etkisi vardır. Anksiyeteye eğilimli kişilerin mavi giymeleri, ev dekorunda mavi renge ağırlık vermeleri gerginliği yatıştırmalarına yardımcı olur.

Gevşemek:Yoga, meditasyon gibi solunum egzersizleri gevşemek için yardımcı olur. Derin soluma hemen bir rahatlama sağlayabilir. Panik hissetmeye başladığınızda bir çok kez derin derin nefes alıp verme yardımcı olacaktır.

Bitkisel remediler:Kava kava (piper metbysticum) kökü: Kava kava kökü pasifiklere özgü bir bitkidir. Bu bitkinin etken bileşikleri kavapironlar, kavain, dihidrokavain, yangonin, metistisin etkileri genel olarak adaleleri gevşetir, dolayısıyla anksiyete ile baş etmeye biraz da olsa yardım eder. Bu bitki reçeteli sakinleştirici ilaçların yerini tutmayabilir ama reçeteli ilaçlar kadar yan etkisi de yoktur. Kava-kavanın kökleri çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır. 6 aydan fazla ve yüksek dozajda kullanılması mahzurludur. Bu bitkinin psikolojik olarak bağımlılık yaptığına dair hiçbir delil yoktur. Kava kava bitkisinin, en büyük özelliği, sinirsel faaliyet ve gerginliklerden kaynaklanan ağrıları ve spazmları gidermekte etkin rol oynamasıdır. Panik atak, endişe, gerginlik, stres, sıkıntı, ruhsal bunalım gibi sıkıntılar da kullanılır. Uyku yardımcısı olarak da kullanılmaktadır. UYARI!Karaciğer ve türevleri hastalığı bulunananlar ve hamilelik, gebelik, gibi emzirme döneminde ki anne adayları bu bitkiden uzak durmalıdır.

Aroma terapi:Lavanta, sümbül, bergamot, papatya veya yasemin uçucu yağları solumak paniği bastırmaya yardımcı olur.

İpucu:Anksiyete sırasında hızlı kalp atışı olursa başparmağınızı elinizin hemen bitiş noktasına koyun, arka taraftan da küçük parmağınız ile bastırarak dengeleyin Bir dakika boyunca baskı uygulayıp sonra diğer bileğe geçin Baskı uygularken yavaş, derin nefesler alarak kendinizi rahatlatın,Bu nokta Çin tıbbında shenmen denir; ilahi kapı, ruh kapısı anlamındadır.

Bitkisel çaylar:Kedi otu, çarkıfelek, melisa gibi sakinleştirici bitkilerden hazırlanan bitki karışımı çayı gerilimi azaltır ve ajitasyonu sakinleştirir. Bu çaya koku ve c vitamini katmak için portakal çiçeği ve anksiyete ile birlikte oluşan barsak spazmı ve gaz sancısını azaltmak içinde nane ve anason ekleyebilirsiniz.

  • 30 gr kedi otu (valeriana officinalis)kökü
  • 20 gr çarkıfelek (passiflora incarnata)
  • 10 gr melissa (melissa officinalis)
  • 15 gr anason (pimpinella anisum) tohumu
  • 20 gr nane ( mentha piperita) yaprağı. Bu karşımdan 2 tatlı kaşığı alın üzerine 1 su bardağı kaynar su dökün. 10 dakika demleyin ve süzün; günde 3 veya 4 bardak içebilirsiniz.

Homeopatik remediler:

  • Aconitum 6C, 30C: büyük insan topluluklarından, ölümden ve hayaletlerden karşılık korkma sonucu oluşan titreme ve yüksek kalp atışı için kullanılır.
  • Argentum nitricum 6C, 12C, 30C: sınav,yalnızlık, ölüm korkusu, büyük ve boş alan korkusu, dar alan korkusu için kullanılır
  • Kali carbonicum 6C, 12C, 30C: geç ortaya çıkan yalnızlık, hastalık ve gelecek korkusu için kullanılır.

Bach Çiçek özleri:Seyreltilmiş çiçek özleriyle tedaviyi amaçlayan bir yöntemdir. Çiçek remedileri uzun süren tıbbi tedavileri desteklemek için kullanılır. Bach çiçek özlerinin ardında yatan teori 1920’lere, İngiliz hekim ve bakteriyolog Edward Bach’a (18861936) dayanır. Bach çiçek özleri, çiçeklerin şifa verici enerjisini içeren çiçek özleri kullanılarak hazırlanır. Hastanın, doktor ya da bizzat kendisi tarafından tespit edilen duygusal eğilimlerine göre yazılırlar. Bach çiçek özleri işlevleri açısından, insan ve hayvan vücudundaki kimyasal dengelerden çok enerji seviyelerini etkiledikleri için bitkisel tedaviden ziyade homeopatiktir. Teoriye göre, bu özler çiçeğin şifalı enerjisini barındırır ve özlerin negatif duyguların üstesinden geldikleri ve böylelikle enerji akışındaki hastalığa neden olan tıkanıklıkları giderdikleri söylenir. Bu teori aynı zamanda ev hayvanlarına da uygulanmaktadır. Temel teoriye göre, eğer doğru duygu için doğru öz seçilirse, duygusal durumun bir sonucu olan fiziksel hastalık da tedavi edilebilir. Bach aynı zamanda Acil Durum Kürü adı ile bilinen, beş özden (Cam Güzeli, Beytüllahim Yıldızı, Kiraz Eriği, Kaya Gülü, Akasma) oluşan bir karışım formülü de geliştirmiştir. Bu karışım herhangi bir fiziksel ya da duygusal şok için önerilmektedir. Tedavi için belli bir zaman sınırlaması yoktur. Günler, haftalar hatta bazı durumlarda aylar sürebilir. Bach Çicek özleri remedileri farklı duygusal eğilimler için kullanılan 38 çiçek özünden oluşur.

Bach Çiçek Terapisi’inde Bitkilerin Kısa Tanımları

  • Agrimony(Kasıkotu): Zihinsel sıkıntılar
  • Aspen(Toz ağacı): Bilinmeyen korkular
  • Beech (Akgürgen): Tolere edememek
  • Centaury(Kantaryon): Zayıf irade
  • Cerato: Danışma ve onaylanma ihtiyacı duyma
  • Cherry Plum (Erik ağacı): Aklını kaçırma korkusu
  • Chestnut Bud (Kestane tomurcuğu): Hatalardan ders çıkaramama
  • Chicory (Hindiba): Bencilce mülkiyet düşkünü olma
  • Clematis (Orman asması): Hayalperestlik, ilgi dağınıklığı
  • Crap apple (Yaban elması): Kendine kin duyma
  • Elm (Karaağaç): Çok büyük sorumluluk hissi
  • Gentian (Centaniye): Cesaretsizlik, ümitsizlik
  • Gorse (Katır tırnağı): Umutsuzluk
  • Heather(Funda): Ben merkezcilik, bencillik
  • Holly (Çoban püskülü): Kin, düşmanlık, kıskançlık
  • Honeysuckle (Hanımeli): Geçmişte yaşamak
  • Hornbeam (Kayın): ‘Pazartesi sendromu’ duygusu
  • İmpatients (Sabırotu): Sabırsızlık
  • Larch (Şimal çamı): Kendine güvensizlik
  • Mimulus (misk otu): Bilinenlerden korkma
  • Mustard (Hardalotu): Derin kasvet duygusu
  • Oak( Meşe): Tükenmiş olmak ancak mücadeleyi sürdürmek
  • Olive (Zeytin ağacı): Enerjisizlik
  • Pine (Çam): Kendini ayıplama, suçluluk duyma
  • Red Chestnut (Kızıl Kestane): Diğerleri ile aşırı ilgilenme
  • Rock Rose (kaya gülü): Terör
  • Rock Water: Kendi kendine baskı uygulama, kendini reddetme
  • Scleranthus: Kararsızlık
  • Star of Bethlehem: Şok
  • Sweet chesnut (Kestane): Çok şiddetli zihinsel ızdırap
  • Vervain (Mine çiçeği): Aşırı şevk, heves
  • Vine (Asma): Hükmetme, esnek olmama
  • Walnut (Ceviz): Değişiklikten kaçma
  • Water Violet (Dere Menekşesi): Gurur, ulaşılmazlık
  • White Chestnut (Ak Kestane): İstenmeyen düşünceler
  • Wild Oat (Yaban Otu): Şüphelilik
  • Wild Rose (Yaban Gülü): Teslimiyet, cansızlık, hissizlik
  • Willow (Söğüt ağacı): Gücenme, içerleme
  • Rescue remedy (Acil Durum remedisi ):5 çiçek özünün karışımından oluşur (Cam Güzeli, Beytüllahim Yıldızı, Kiraz Eriği, Kaya Gülü, Akasma) Bu karışım herhangi bir fiziksel ya da duygusal şok için önerilmektedir.

Yazar:  Ecz. Sevinç Sultan Yazla

 

Yorum Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir