Bitki çayları tekrar popüler oldu Tahlil Sonuçları

Eskiden çay denilince, sadece çay bitkisinin (Thea sinensis) fermente olmuş yapraklarından hazırlanan koyu renkli, buruk veya acı lezzetli sıvı akla gelirdi. Artık başka bitkilerden hazırlanan genellikle süzme torbalar içindeki çaylar da kullanılıyor ve bunlara “bitkisel çay” deniyor. Bu, son 10-15 yıldır ülkemizi de içine alan ‘Doğaya Dönüş’, ‘Yeşil Akım’, ‘Sağlıklı Yaşam’ gibi kavramların yaygınlaşması sonucu ortaya çıktı.

Büyük şehirlerde sadece ‘siyah çay’ içilirken Anadolu’da köylerde, kasabalarda ve küçük şehirlerde değişik yabani bitkiler çay olarak içiliyordu ve hâlâ içiliyor. Köylüler çevrelerinde yetişen pek çok yabani bitkiyi çay olarak kullanıyor ve onlara dağ çayı, yayla çayı, adaçayı gibi değişik isimler veriyorlar.

Bitki çayları, çay, kahve ve kolalı içeceklerin yanı sıra evlerde ve cafelerde alternatif bir içecek olmaya başladı. Şifa içermesi sebebi ile bitki çayların böylesine tüketilmesi gerçekten güzel. Ama tercih ettiğimiz bitki çayının neye deva olduğunu da bilmeliyiz.

Bitki çayları gribe iyi gelmesi sebebi ve asıl olarak sıcak içilmesi sebebi ile özellikle kış aylarında popülerliği artmaktadır. C vitamini ve demir açısından zengin olan bitki çayları sindirim ve boşaltım sistemini de olumlu olarak etkiler. Ama bedenin su ihtiyacı olarak değerlendirilmemelidir. Zira bazı bitkiler idrar söktürücü özellikleri sebebi ile bedenin sahip olduğu suyu da alabilir.

Her bitki faydalıdır diyerek çayını yapıp içmemelisiniz. Unutmayın ki aldığınız bu besinler de bir tür kimyasal madde olup bilmeden bedeninizin dengesini bozabilirsiniz.


Bitki çayı nasıl yapılır?

Cam veya metal olmayan başka bir kaba belirtilmiş oranda taze veya kurutulmuş bitki (yaprak veya meyve) konur. Kaynamaya başlayan su ocaktan alınarak bitkinin üzerine dökülür. Taze bitkilerin demlenmesi için 1,5-2 dakika yeterli iken kurulmuş bitkilerin demlenmesi 3-6 dakikayı bulmaktadır. Bitki çayı açık renkli olmalıdır. Bu yöntemle hazırlanmış bir bitki çayı hem daha yaralı hem de daha güzel görünümlüdür.

Eğer bitkinin kök kısmı ile çay hazırlayacak olursak; önce belirtilmiş oranda kök soğuk suda bir süre bekletilip kısa süre kaynatılıp 3 dakika kadar demlenmeye bırakılmalıdır.

Genel olarak 1 çay kaşığı dolusu veya yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki için orta boy bir su bardağı 200cc su yeterlidir. Değişik bitkiler için bu miktarlar değişebilmektedir. Arzuya göre içine limon kabuğu da konabilmektedir. Keza ıhlamur, nane karıştırılarak da demlenebilir.

Ada çayı keskin tadı sebebi ile ıhlamur ve limon ile terbiye edilir. Kurutulmuş ya da taze elma da bitki çaylarını tatlandırır. (Kurutulmuş elma aynı zamanda başlı başına bir bitki çayıdır.) Kekik de keskin tadı sebebi ile ıhlamur ile terbiye edilerek içilebilir. Ama saf olarak içilecekse soğuk da tercih edilebilir. Anadolu’da 50–60 civarında bitkinin çayı yapılmaktadır.

Halk arasında yaygın olarak kullanılan bazı bitkiler ve çayları:

adacayiAdaçayı: Güneybatı Anadolu’da ve özellikle Muğla çevresinde “adaçayı” (Salvia triloba) bitkisinin yapraklı dalları çay hazırlamada kullanılıyor. Bitkiye ve hazırlanan çaya adaçayı adı veriliyor. Adaçayı, Batı ve Güney Anadolu’daki kahvelerde bildiğimiz çayın yanında yaygın bir şekilde satılıyor. Müşteriye iki şekilde servis yapılıyor: Birinde çay gibi demlenip müşteriye böylece veriliyor. Ancak tadı biraz acı oluyor. Diğerinde ise, küçük bir dal çay bardağına konup üzerine kaynar su ilave ediliyor ve bu şekilde servis yapılıyor. Yerel halk buna “dallı” adını veriyor. Müşteri istediği renk ve koku ortaya çıkınca dalı çıkarıyor. İkinci şekilde hazırlanan adaçayının kokusu daha hafif ve içimi daha hoş oluyor.

Soğuk algınlığında terletici, idrar artırıcı olarak da içilebiliyor. Yaprakları veya süzen torbayı hafif sarı renk ve koku saldığında çıkarmakta yarar var. Fazla tutulduğunda acı maddeler de suya geçiyor ve içimi zorlaşıyor. Adaçayını dal halinde aktarlarda, süzen torbalarda büyük alışveriş merkezlerinde bulmak mümkün.

Dağ (yayla) çayı: Anadolu’da çay olarak en çok kullanılan bitki gruplarından biri de Sideritis türleri. Bu bitkiler Balıkesir çevresinden Kahramanmaraş’a kadar bütün kıyı şeridinde, İç Batı Anadolu eşiğinde, değişik mahalli isimler verilerek, çay olarak kullanılıyor. Sideritis türleri, ülkemizde yaygın olarak genellikle orman altında veya orman açıklıklarında yetişiyor.

Genellikle dağ çayı, yayla çayı olarak isimlendirilen bu bitkiden, çay şu şekilde hazırlanıyor: Bir bardak su içine çiçekli küçük bir dal parçası konup bir süre bekleniyor, bardaktaki suyun rengi sarımsı olunca, dal parçası çıkarılıp içiliyor. Bu çay, tadı ve içimiyle son derece hafif olma özelliği taşıyor. Bu bitki çayı, soğuk algınlığında ve idrar artırıcı olarak kullanılıyor.

kekikKekik: Anadolu’da yetişen kekiklerin bir kısmı halk tarafından taze veya kurutulmuş halde çay olarak içiliyor. Halk değişik cinslere ait çok sayıda bitkiye kekik adı veriyor. Bu bitkilerin en önemli ortak özelliği, kuvvetli veya hafif, karakteristik kekik kokusuna sahip olmaları. İşte bunlar arasında en çok kullanılanları:

Zahter: Thymbra spicata’ nın kurutulmuş yaprak ve çiçekleri, Güneydoğu Anadolu’da “zater-zahter” adı verilerek çay halinde evlerde ve kahvelerde içiliyor ve özellikle Urfa, Gaziantep ve Kahramanmaraş çevresinde çay olarak içildiği gibi baharat olarak da yaygın bir şekilde kullanılıyor. Mide ağrılarında, soğuk algınlığında, öksürükte kullanılması tavsiye ediliyor.

Taş, aş ve limon kekiği: Anadolu’da Origanum vulgare’nin değişik alt türleri bulunuyor. Bu bitkiler yetiştikleri bölgelerde çay olarak içilmelerinin yanında değişik rahatsızlıklara karşı halk ilacı olarak da kullanılıyor. Bunlardan birinin toprak üstü kısımları Isparta civarında Toros dağlarındaki köylerde çay olarak içiliyor. Bitkiye de yetiştiği toprak çeşidine ve kullanılışına bağlı olarak “taş kekiği” veya “aş kekiği ” adı veriliyor. Bir başka alt tür ise “güve otu” veya “güvey otu” adı ile çay gibi içiliyor. Limon kekiği adıyla bilinen türü ise Beyşehir civarındaki köylerde çay olarak içiliyor.

Yabani nane: Batı Anadolu’da bazı yabani nane (Mentha) türleri de çay gibi içiliyor. Bu bitkiye Batı Anadolu’da “filisginfiliskin” adı veriliyor ve sulak yerlerde bol miktarda yetişiyor. Filisginden hazırlanan çayların da kokuları daha hafif ve içimi kolay oluyor.

Nane ruhu: Kokusu naneye benzeyen bir başka bitki de Ziziphora tauric. Bu bitki “nane ruhu” diye isimlendiriliyor ve Isparta, Denizli, Aydın civarında çay olarak içiliyor.

Yorum Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir