Kan Tahlili İpuçları Tahlil Sonuçları

Rutin kan testlerinin çoğu kan numunesini gerektirmektedir. Sıkça görüldüğü üzere bu kısa süreli işlem laboratuvar testlerinin uygulandığı kişilerde en fazla kaygı nedeni olmaktadır.

Bu kaygılanmanın başlıca iki nedeni mevcuttur:

  1. Fiziksel neden: İğnenin batırılmasına tahammül edememe.
  2. Duygusal neden: Kanınızın alınmakta olduğunu görmeniz .

İnsanların çoğu için kan numunesi alınması bir sorun oluşturmaz, yalnızca önemsiz bir rahatsızlıktır. Başkaları kaygılanır ve işlem sırasında bazı stratejilerin kendilerine yardımcı olması için uygulanması gerekir. Çok daha az sayıda birey için IV tedaviye bağlı hassasiyet, sık yapılan damar girişleri nedeniyle nedbeleşmeler veya damarın bulunup kullanılmasındaki zorluk gibi damarların elverişsiz fiziksel durumu işlemi daha çok zorlaştırır.

Bir tanısal test için gerekli kan numunesini genellikle ven ponksiyonu (oldukça basit toplardamar delinmesi anlamına gelen bir terim) yoluyla elde etmek oldukça kolaydır. Bu işlemi gerçekleştiren kişiye de flebotomist denmektedir.

Flebotomistler hastanelerde, kanser kliniklerinde ve ayaktan hasta bakım ortamlarında çalışır ve her gün sayısız damara girerler. Deneyimleri nedeniyle zor koşullar ve sıkıntılı kişilerle başa çıkabilirler. Flebotomistler hastaları sakinleştirmeyi, başı dönen veya bayılan kişilere yardım etmeyi bilirler. Çocuklar ve yaşlıların anatomisi ve gereksinmeleri konusunda eğitim almışlardır.

Numune alan kişinin yoğun bir eğitimden geçtiğini ve çok yetkin biri olduğunu bilmek kaygılı bir hastanın rahatlamasına yardımcı olabilir.

1.Ne olacak?

Ven ponksiyonu sırasında flebotomist derinizi delerek bir damarınızın içine girer. İğneyle test için gerekli miktarda kan numunesi çekilerek özel bir tüp veya tüpler içine konur. Tüpler daha sonra laboratuvara gönderilerek doktorunuzun istediği analizler yapılır. Flebotomist en çok dirseğinizi iç yüzeyinde kolayca girilebilecek bir damarı belirleyip, damarı daha çok açığa çıkartmak için dirsek üstünden bir turnike uygular (çok sayıda siniri olmadığı için dirsek iyi bir kan alma bölgesidir; bilek, el ve ayak da kullanılabilir) İstendiği zaman elinizi yumruk yaparak damarı daha belirgin hale getirirsiniz. İşlem genellikle 3 dakikadan kısa sürer. Daha sonra kanın pıhtılaşmasını sağlamak, şişlik ve hematomu (kanın göllendiği bölgenin derisinde görülen siyah-mor leke) gidermek için hastaya genellikle temiz bir pansuman üzerinden nazikçe alana bastırması söylenir.

2.Acıtacak mı?

İğne derinin altına girdiğinde hafif bir batma hissedebilirsiniz. İğne çekilirken de rahatsız olabilirsiniz. Bir çocuk veya endişeli bir hastaya refakat ediyorsanız bir an acı veya rahatsızlık duyacağını belirtin. “ Hiç ağrı duymayacaksınız” demeyin. O zaman hasta batma hissi duyacağı için kişilere olan güvenini kaybeder. Dürüst olun. Makul beklentilerden söz ederseniz gerçekten hastaya yardımcı olursunuz.

3.Kan akışınız iyi değil mi?

Günde 8-10 bardak sıvı alımı (1-1,5 litre kadar) kanın akışkanlığını iyileştirir, damarların belirginleşme ve daha kolay bulunma olasılığını artırır. Bu nedenle testinizden 1-2 gün önce bol sıvı alın. Doktorunuzun direktiflerine uymayı da ihmal etmeyin. Kan akışını hızlandırmak için sıranızı beklerken gezinmek veya test yapılan yere doğru yürümek isteyebilirsiniz. Sık sık test yapılması gereken hastalar rutin el ve kol egzersizleriyle kanın daha iyi pompalanmasına yardımcı olabilir. Hatta aç kalınması gerekmiyorsa bir gün önce iyi beslenme kan akışını iyileştirir.

4.Deriniz kuru mu?

Elden dirseklere kadar (veya derinin hangi bölgesinin delineceğini bekliyorsanız)günde en azından 4 kez bir ıslak kompres tatbiki iğnenin ağrısını azaltabilir. Banyo, duş, yüzme veya bulaşık yıkama sonrasında olduğu gibi deri henüz ıslakken sürülen losyonlar son derece yararlıdır.

5.Elleriniz soğuk mu?

Sıcaklık kan dolaşımınızı hızlandırır ve damarın daha kolay bulunmasını sağlar. Sıranızı beklerken ceket veya süveterinizi çıkartıp kolunuzu aşağı sarkıtarak damarlarınızdaki kanın basıncını artırmak isteyebilirsiniz. Kanınız yavaş akıyorsa yatmak ve ellerinizi bir ısıtıcı petin veya battaniyenin altına koymak genellikle iyi sonuç vermektedir.

6.Kaygılanılıyor musunuz?

Zihninizi kaygılardan uzaklaştırmak için hoş bir olaydan söz edin veya böyle bir anı anımsayın. Yanınıza aldığınız portatif CD çalar veya teypten rahatlatıcı müzik parçaları dinleyebilir veya ilginizi çeken bir kitabı okuyabilirsiniz.

7.Bayılacak gibi mi hissediyorsunuz?

Sinirliyseniz veya kendinizi bayılacakmış gibi hissediyorsanız kan almaya başlamadan önce ilgili kişiye durumu anlatın. Yatarken de kan numunesi alınabilir. Böylece bayılma ve düşerek yaralanma riskinden kurtulmuş olursunuz. Baygınlık veya baş dönmesi hissettiğiniz anda kanı alan veya yanınızdaki kişiye durumunuzu bildirin. Başınızı dizlerinizin arasına alma veya sırtüstü yatma sizin kısa sürede kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır..

8.Damarınız bulanamıyor mu?

Kanı alan kişi hastanın koluna iki kez iğne batırmasına rağmen damar içine girmekte başarılı olamadıysa, başka bir laborant gelip işlemi tamamlayabilir. Bu yaklaşım hasta ve laborantı tedirgin olmaktan koruduğu gibi hastayı sakinleştirici bir adım olarak görülmelidir. Bir başarısız girişimden sonra bile kan alan kişiye güvenemiyorsanız ikinci kez denemeyi başka birinin yapmasını istemeniz doğru bir yaklaşımdır.

9.Daha sonra neler yarar sağlar?

Şişlik, morarma veya ağrıyı geçirmek için genel ilk yardım prosedürlerine uyun. Ağrıyı geçirmek için o bölgeye buz tatbiki, etkilenmiş kolun daha az kullanılması, izin verilen bir ağrı kesici alınması gerekebilir.

Yorum Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir