Veremin belirtileri ve bulaşma yolları Tahlil Sonuçları

Verem; hava yoluyla bulaşan tedavi edilebilir bir hastalıktır. 3-9 Ocak Verem Eğitimi ve Propaganda Haftasıdır.

Verem binlerce yıldır varolduğu bilinen bir mikropla oluşmaktadır; bu mikrobun adı:Mycobacterium tuberculosis‘dir. Dünyanın bütün uluslarından insanlarda, zengin-yoksul, genç-yaşlı herkeste hastalık yapabilir.

Verem, en çok akciğerlerde olmak üzere bütün organlarda hastalık yapabilir. Organlara zarar verir. Tedavisiz bırakılırsa ya da kötü tedavi edilirse öldürücü olabilir.

Tedavi ile tümüyle şifa sağlanabilir. Erken ve uygun tedavi başlanır, yeterli süre tedavi edilirse hastalar yüzde yüz iyileştirilir. İyileşme kalıcıdır, şifa sağlar.

Veremin Belirtileri Nelerdir?

  • İştahsızlık
  • Akciğer rahatsızlığı
  • Halsizlik
  • Göğüs ağrı
  • Kilo kaybı
  • Yüksek ateş
  • Kanlı, balgamlı öksürük
  • Gece terleme

Bulaşma Yolları

  • Hava yoluyla bulaşır
  • Verem belirtisi taşıyan kişiler kalabalık ortamlarda bulunmamalı

Kimler Risk Altında

  • Yaşlılar
  • HIV virüslü kişiler
  • Çocuklar

 

Verem Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Soru: Verem aileden geçer mi?
Yanıt: Verem aileden genetik (ırsi) olarak geçmez. Evde bir veremli varsa, aynı ortamda uzun süre bulunmakla hava yolu ile hastalık mikropları bulaşabilir.Soru: Kaplar, bardak, çatal-bıçak, eşyalarla verem bulaşır mı?
Yanıt: Hayır, bulaşmaz. Böyle bir bulaşma şekli gösterilmemiştir.Soru: Verem utanılacak bir hastalık mıdır?
Yanıt: Hayır. Elli yıl önce, ilaç tedavisi yokken genellikle öldüren, ölmeyenleri de ciddi sakat bırakan bir hastalık olduğu için o dönemlerde korkutan ve utanılan bir hastalık olmuştur. Bugün erken tanı ve doğru tedavi ile hastalar tümüyle iyileşir.

Soru: Yeterli süre tedavi alan hasta yeniden vereme yakalanabilir mi?
Yanıt: Düşük bir olasılıkla evet. Düzenli ve yeterli süre tedavi almış, doktorun tedaviyi kestiği kişilerde hastalığın nüks etmesi olasılığı vardır, fakat çok düşüktür.

Soru: Bal, tereyağı, dövülmüş çekirdekli üzüm vereme iyi gelir mi?
Yanıt: Hayır. Hipokrat’ın kitaplarında yazılmış olan, yani yüzyıllardır-binyıllardır kullanılan bu gibi yiyeceklerle beslenen hastaların çoğu geçmişte ölüyordu. Ne zaman ki ilaçlar bulundu, hastalarda kalıcı şifa sağlanır hale geldi. Daha sonra yapılan önemli bir çalışmada (Madras), düzenli ilaç verilen hastaların yarısı iyi beslenmiş, yarısı kötü beslenmiştir; fakat tedavi sonucunda her iki grup da aynı derece başarıyla iyileşmiştir.

Soru: Verem hastasına besleyici özel yiyecekler gerekir mi?
Yanıt: Verem hastası ideal vücut kilosundan daha düşük kiloda ise, zayıf düşmüşse, beslenmesine özen gösterilebilir; bu, dengeli bir beslenme olmalıdır. Normal kilosundaki kişilere, normal beslenme yeterlidir; fazla yemek, fazla kilo almak demektir ve başka hastalıklara neden olacaktır.

Soru: Veremden şüphelenince ne yapılmalıdır?
Yanıt: Bu konuda ücretsiz tetkik ve tedavi yapan en yakın Verem Savaşı Dispanserine başvurulmalıdır. Bu dispanserlerde veremi bilen doktorlar vardır; röntgen çekilmekte, balgam incelemesi yapılmaktadır. Göğüs hastalıkları uzmanları ve göğüs hastaneleri de bu konuda uzmandırlar.

Soru: Veremli hasta ne zaman bulaştırıcılığını kaybeder?
Yanıt: İlaç tedavisine başladıktan sonra bulaştırıcılık hızla yokolur. Bu nedenle ilaç tedavi için “kimyasal karantina” denilmektedir. Eğer kullanılan ilaçlar etkili ise 2-3 haftada bulaştırıcılık büyük oranda yokolur.

Soru: Hasta kişi çalışabilir mi?
Yanıt: Hasta kişi, genel durumu düzelene kadar istirahat etmelidir. Akciğer veremli hastanın başlangıçta toplumdan uzak olması, bir anlamda hastanede ya da evinde karantinada gibi ayrı mekanda yaşaması uygun olur. Balgam tetkikinde mikrop görülmeyince, doktor kararı ile hasta işe dönebilir (tedaviyi işine giderken de sürdürebilir).

Soru: İlaçlara dirençli verem hastasını kim tedavi eder?
Yanıt: Verem savaşı dispanserleri aracılığıyla bu konuda uzmanlaşmış hastanelere başvurulmalıdır. Ankara, İstanbul ve İzmir’de eğitim ve araştırma tipi göğüs hastanaleridir bunlar. Bu hastaneler, tedavinin sürdürülmesinde verem savaşı dispanserleri ile işbirliği yaparlar. Çok pahalı olmasına karşın, ilaçları, Sağlık Bakanlığı ücretsiz vermektedir.

Soru: Verem ve AİDS birlikte ise tedavisi mümkün müdür?
Yanıt: Evet mümkündür. AİDS için de bir tedavi veriliyorsa, verem ilaçlarında değişiklik gerekebilir. HIV pozitif hastalarda, verem yoksa, cilt testi ile verem enfeksiyonu olup olmadığı incelenmelidir. Tüberkülin cilt testi pozitif ise verem için koruyucu tedavi verilmelidir.

Soru: Veremden toplum nasıl korunur?
Yanıt: Verem mikrobunu saçan hastaların tedavisi, toplumun korunmasında en önemli yoldur.

Soru: Veremden korunmada ilaç kullanılabilir mi?
Yanıt: Evet, hasta yakınlarına ve risk taşıyan kişilere koruyucu ilaç tedavisi verilirse yüzda 60-90 koruyucudur. Koruyucu ilaç tedavisi, hastalık gelişmesine engel olmaktadır. Bu tedavi de verem savaşı dispanserlerince ücretsiz verilmektedir.

Soru: BCG aşısı veremden ne kadar korur?
Yanıt: BCG aşısı, çocuklardaki kanla yayılan (milier) ve beyin zarını tutan (menenjit) verem gibi ciddi hastalıkları önler. Erişkin insandaki hastalık için koruyuculuğu konusunda farklı sonuçlar vardır. Ülkemizde erişkinlerde de koruyucu etkisi gösterilmiştir.
olgun porno
Soru: Verem hastası evde nerede-nasıl yaşamalıdır?
Yanıt: Verem hastasının güneş gören ve bol havalandırılan odalarda kalmaları sağlanmalıdır.

Soru: Verem hastalığında yapılan en büyük hatalar nelerdir?
Yanıt: 1. Hastalar doktora geç başvurmaktadır ya da geç tanı konulmaktadır. Hastalar, öksürük ya da göğüs hastalıkları ile ilgili yakınmaları olduğu halde konunun uzmanı olmayan hekimlere başvurmaktadırlar. Bir de balgamda mikrop bakılması ihmal edilmektedir. Bunlar, tanıda gecikmeye yol açar.
2. Hastalar, tedaviyi eksik bırakmakta ya da düzensiz kullanmaktadırlar. Tümüyle şifa sağlanacak bir hastalık iken ilaca dirençli hale gelmekte, tedavisi güçleşmektedir. Bu arada da hastanın akciğerleri hasar görmekte, adeta tükenmektedir.
porno izle
Kaynak: http://www.verem.org.tr/verem_hakkinda_kisa_bilgi.php

verem

 

Yorum Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir